17 Ekim 2025 Cuma

Teşekkürler :)

 

 Kaç özür daha işleyecek yüreğimize? Üzgünüm, öyle değildi ama neden, sonunu bilemiyorum… Şaşırdık mı aslında baktığında hayır. Yürek pare olmuş, yarimin umrunda değil. Özlemek mi sevdaya dahil yoksa ayrılık mı bilmiyorum. Dolu dolu gecen 5 ayın sonunda neden bu kayıp? Yıllar sonra aşkı tatmış yüreğime ağır geldi bu veda. Alışamıyorum. Alışmak istemiyorum. Yokluğunu kabul etmiyor kalbim sürekli seni düşünüyorum. Hissediyorum sanki seni bekliyorum. 5 gün dile kolay bir ömür gibi geldi. Ağlamaktan yeri geldi tıkandım yeri geldi gözümde yaşlarım bitti. Aşk hala 18 yaşında hissettiriyor çok ilginç. İlk ayrılığımda da 1 ay gece gündüz ağlamıştım. Rekorum odur sanırım. Her gece yazdığım bir günlük vardı tekrar geldiğinde sana vermiştim. Biliyorsun. Okuyamadım deyip atmıştın çöpe. Halbuki sana satırlarım vardı. Belki acım belki aşkım belki hayallerim. Bir kızımız olacaktı. Ben önce dünyayı gezecek sonra anne olacaktım kızıma anlatmak için hikayelerim olacaktı. Yalan değil bütün ülkeyi gezdim ama dünya kaldı. Kızım da olmadı. Sevdiğimi ben sevdim onu benden eller aldı. Katılaşmıştı yüreğim iyiydim kimsesizliğimde biri geldi ben buradayım dedi ve yine gitti. Kaldık mı yine sen ve ben. Dertleşiyoruz işte. Sen beni dinliyorsun bense hiç bilmiyorum. Dua ediyorum geride kalan herkese mutlu olsunlar diye sana da. Belki aşkın böylesini tatmasaydım razı olurdum biraz daha azına. İlk aşkım en büyük aşkım beni ben yapan sen çok şey öğrenmiş kalbim. Başkasının mutluluğuyla mutlu olmayı mesela. Aşk zor iş sen en iyisini yaptın yoluna baktın ve devam ettin. Ben devam ettim mi yoksa bir döngüde mi takıldım artık adlandıramıyorum. Mutsuz değilim ama üzgünüm. Neler kaçırdık acaba ? Amasız döngümüzde mutlu olmayı becerebilir miydik? Bazen insan kendini hapsettiği o hapishanede kalıyor. Bazen aklında kalıyor bazen kalbinde. Ben artık seni bırakıyorum. Gözhapsinde kaldığımı biliyorum. Merak ediyorsun biliyorum. Etme sen de bırak beni kendi hapishanenden artık tahliye et. Kocaman bir mazimiz var. Geriye sadece anılarda yüzleri silinen siluetler ve ömrümüzün belki de en güzel günleri kaldı. Daha güzellerini göreceğiz. Ömrümüz uzun sağlığımız bol olsun. Sen de gerçekleri görüyordun aslında biz olamazmışız seninle. Benim hayallerim seninle büyüdü ama bizim hiç birlikte hayalimiz olmamış. Aslında vardı Sidney’ e yerleşecektik. Hatta iş bile aramıştık bir dönem. Ne kadar uzak ama bir o kadar da canlı ki hayalimde o günler ah o 20’ler. En sevdiğin diziye başladım bugün yine The Bing Bang Teory’e özlüyorum o delileri. Friends’i de yeni bitirdim. Dizi zevkimi bile en iyi bilendin sen belki de ben senin sevdiklerini sevdim bilmiyorum.  Yüzümde tatlı bir gülümseme oluyor hatırladıkça bazı detayları. Mesela Candan Erçetin’in Fransızca albümü. Fransızca öğrenmeye bile başlamıştım. Edit Piaf dinlemeye başlamış sana sözlerini bile atmıştım. Güzel günlerdi. Annemler tatile gitmiş sen yanıma gelecektin. Ortadan kaybolmuş depresyona girmiştin yıllar öncesinde olan bir hikayeyi dinlediğin için. Yine de mutluyum sizin adınıza. Kaybettiğiniz o gerçeği bulduğunuz için. Rabbim sağlık versin güle güle birlikte mutlulukla büyütün. Lütfen beni suçlamayı bırak. Şartlarım koşullarım o dönem izin vermedi gelmeme. Öğretmen olmalı ideallerimi gerçekleştirmeliydim. Kendime aileme beni kanıtlamak zorundaydım.  Hatırlar mısın seninle bir sabah çok büyük bir kavga ettik. Final sunumların vardı. Kalkmış bize tost yapmıştım. Sen erken gidecek ben sonradan gelecektim. Yalın açmıştım Sonsuz Ol diye şarkısını. Sen kızmıştın. Bunu dinleyeceğine Jameriquai dinle deyip kapatmıştın. Ben geri açmıştım sen de bu ayrılık şarkısı demiştin kızmıştın ben de tostu çöpe atmıştım. Kavga ettik, sen gittin. Ben önce çok ağladım, sonra temizlik yapan abla geldi ev bana dar geldi sana geldim. Sen sunumunu yaptın. Akşam yemeğe gittik. Beylerbeyi’nde biyerdi. Asma yaprağında levrek yiyip rakı içecektik. Hayradiydi sanırım al bebeğim bak tadı çok güzel dedim o kadar insanın ortasında “annem gibi davranma Esra” dedin. Elimde tabak kaldım. Barlas da a teşekkür ederim ben de onu alacaktım dedi elimden tabağı aldı ve ben katlım gittim. O akşamı hiç konuşmadık. Yüreğim kırılmış, kalbim paramparça Beylerbeyi’nde sahilde soğukta titreyerek denize baktım. Ben neden buradayım dedim kendime. Kime ne anlatıyorum. Kim için? O gün karar verdim değer görmediğim hiçbir yerde durmamaya ve gittim. Benden hiç hoşlanmayan sana yakıştıramayan arkadaşınla saçma sapan bir muhabbet edip o gece seninle hiç konuşmadan evimize gelmiştik. Sonra ben gittim. O gün biz bittik. Senelerce kavuşamayan iki aşık olarak kaldı hikayemiz. Sonra denedik ama olmadı. Bir veda bile edemedik. Senelerce kalbim ağrıdı. Kaç gece ağladım bilmiyorum. Ben her göz yaşımda hala sana ağlıyor. Her mutluluğumda hala seni anıyordum. Hala anıyorum ama artık mutlulukla, güzel duygularla. Mutlu ol istiyorum. Beylerbeyi bizim için bir sınavdı. Senden sonra küstüm senelerce gitmedim İstanbul’a. Büyük bir sınavdı benim için. Ne zaman gitsem hala sınavım gibi evimizi görümce ağlıyorum durmuyor gözlerim. Artık ağlamayacak inancım o yönde. Belki orası artık bizim evimiz bile değil. Belki hala kolyem o evde bile değil. Biri ağlayan biri gülen yüzüm. Bir gün Karga’da Kadıköy’de otururken almıştın eline sen bu gülen yüzsün bense bu kafası karışık. Ne bilirdik o zaman bunun gerçekten öyle olduğunu. Ben hep gülen yüzümle acıları unuttum sense hep kafan karışık olarak bizi harcadın. Kendine kız diye anlatmıyorum bunları. Geçerliydi sebeplerim, sana dönmek demek ben olmamak demekti. Sana dönmek demek belki kendimi unutmaktı. Acısı büyük oldu ama uzaktan soğuk bir benle ol artık demek de bu kadar kalp kırıklığını atlatmak için yetmedi. Belki bugün olsa umrumda olur muydu bilmiyorum.  18 yaşımda değil de seninle bugün karşılaşsak bu kadar izin kalır mıydı hayatımda?  Sanmıyorum. O deli çağlarda başka geliyor insana hissettikleri. Acısı daha büyük aşkı da daha derin oluyormuş. Hani senin hiç olmadığın aşk gibi. Belki de aşık olmak için fazla mantıklıydın bense fazla duygusal. Belki de bundan olmadık biz. Yıllardır suçladığım başka insanlar vardı aslında onlar sadece figüranmış hayatımızda. Senin ailen benim arkadaşlarım… Bizim sonumuz başka hayatlarda başka kalplerde yaşamak ve birbirimize iyi dilekler dilemekmiş. Teşekkür ederim bana gerçek aşkı, sevmeyi ve sevilmeyi öğretip beni daha azıyla yetinmemeyi öğrettiğin için.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder