11 Ocak 2021 Pazartesi

Yazmak İyileştirir

 

 Yazmak hep iyi gelir insana, yeri gelir bir yürek sızısını durdurur, yeri gelir iyileştirir. Ben hep ya yazarken ya da yüreğimde kimsenin bulamadığı o odaya sığındığım zaman iyileştim. Birkaç insan koydum oraya, kimsenin tanımadığı ama bana iyi gelen. Kucaklarına yattım, saçlarımı okşadılar. En çaresiz anlarımda çarem olup, elimden tuttular. Bir şarkının sözlerini fıısldayıp, elimden tuttular. Yine öyle bir gece bu… Herkes geçiyor aynı yollardan.

 İnsanın kalbi gerçekten kırılırmış biliyor musunuz? Kırılmış kalp sendromu varmış. İlk kez hissettiğimde anlamıştım gerçek olduğunu. Yıllar sonra bir haberde dinlemiştim. Sonra dedim ki teşhisim bu. Gerçekten çok güvendiğim dağlara kar yağdığında hiddesiyorum hala. O dağlar gözünüzün önünde kül olduğunda ise başlıyor asıl sızı. O zaman işte odama çekiliyorum.

Dinlediğim hiçbir şarkı çare olmuyor. Gözyaşlarım sel olsa da iyileştirmiyor. Ne kadar mantıklı olsam da hep duygusalmışım her kararımı öyle verirmişim. Öyleymiş. Kendimi tanıdığım zamanlarda ben çok mantık kumkumasıyım diye gezinirken bir gece sabaha karşı bu gerçekle yüzleştirmişti bir arkadaşım.

 Çok geceler sabahlıyorum hala. Seviyorum sanırım gecelerin sessizliğini.  Ya da görmemek yarını bana iyi geliyor. Sabah insanı olmadım hiç. Gündüzleri ve güneşi de severim aslında ama bu huyum hiç değişmedi. Gece odama sığınıyorum. Her gece hikayeler anlatıyorum kendime sonu mutlu biten. Kimsenin üzülmediği, göz yaşı dökmediği bebeklerin terk edilmediği masallar… O odaya kitlesem diyorum bazen kendime ama olmuyor. Kalbim hayır diyor burası senin mabedin. Git, yaşa ve öyle gel bana ben seni teselli edeceğim. Ben o odada büyüdüm. Kendime sakladığım bakışlarda, sevgilerde ve aşklarda. O insanlarda ben, ben oldum. İyileştim.  Kocaman kız oldum ama hala sol gözümden bir damla yaş akarken kaçıyorum.

1 yorum: