26 Nisan 2020 Pazar

Çağımızın Kayıp Nesli;MESLEK LİSELİLER

 Herkese merhabalar. Bugün biraz meslek liselerinden konuşacağım sizlerle.Meslek liseleri nereden nereye geldi? Gerçekten Meslek Lisesi Memleket meselesi mi?


 Birçoğunuz Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu romanını biliyordur. Feride 18 yaşında ailesinin yanından ayrıldığında elinde bir diploma ve sadece bir lisanı vardı.Bu diploması sayesinde de  öğretmenlik yapmaya başlamıştı. Feride  elinde altın bileziği olan gencecik bir kız çocuğuydu. Bu sayede arkasına bakmadı ayakları üzerinde durdu. 21. yy Türkiye’sinde kız çocuklarına ve erkek çocuklarına bu özgüveni veren tek eğitim yuvası meslek liseleridir. Daha doğrusu meslek liseleriydi.




 28 Şubat sürecinin en büyük mağdurları hiç şüphesiz ki bu eğitim yuvaları olmuştur. İmam Hatip Liselerinin mesleki eğitim kurumu olarak kabul edilmesi ve önünün kesilmesi için yapılan çalışmalar sadece İmam hatiplilerin değil Meslek liselilerin de geleceğinde büyük bir yıkıma sebep olmuştur. Önlerine gelen katsayısı sorunu, mesleklerin revize edilmemesi, özel sektörle bağların koparılması süreci bütün olarak yıkıma uğratmıştır. Bir nesli tamamen üretimden uzak , tüketime bağımlı bir yaşama itmiştir. Bu tür liselerde okuyan çocuklar ise bilgiden yoksun, kaybedilmiş , akademiden uzak görülmüşlerdir. Hiçbir şey olamazsa da mesleği olsun düşüncesi bu çocukların üzerindeki umutsuzluk seviyesini arşa çıkarmış, umutlarını yerle bir etmiştir. Hem önyargılarla hem katsayıyla hem de öğretmenleriyle çatışma içinde olup kendini kanıtlamaya çalışan meslek liseli bugün görüldü ki ülkenin en önemli yapı taşlarından birini oluşturuyordu.



 22 yıl önce dönemin siyasi yapısını tartışmak bile istemediğim önyargılar yüzünden önü kesilen meslek mensupları resmen aranılan insanlar oldu. Meslek liselerinde Moda, Makine, Otomasyon,Nakış vb bölümlerde okuyan çocuklarımız karantina günlerinde atölyelerine kapandılar. Giyim bölümlerinde çocuklarımız, öğretmenlerimiz, usta öğreticilerimiz günlerce tek kullanımlık maske ve tulum üretimi yaptılar. Yeri geldi anne olan öğretim görevlilerimiz evlerinden bu seferberliğe katıldılar. Otomasyon gibi bölümlerde okuyan gençlerimiz solunum cihazları için çalıştılar. Bilim merkezlerinde öğretmenlerimiz doktorlar için siper ürettiler. Yani toplum tarafından hiç bişey olmazsa meslek sahibi olur dediğimiz çocuklarımız siz evlerinizde otururken çalışıyordu. Meslek mensubu olarak üstlerine düşen her görevi fazlasıyla yerlerine getirdiler. Şimdi el birliği ve Milli Eğitim Camiası olarak bu çocuklarımıza daha aydınlık gelecekler bırakmak bizim görevimizdir.


 Bir aileye tabiiyseniz o ailenin kalkınması için elinizden geleni yapmak sizin için bir ödevden ziyade, zevktir. Bugün mensubu olduğumuz mesleki eğitim kurumlarında öğrencilerimiz, kursiyerlerimiz için çok daha iyi gelecek için neler yapabiliriz bunları konuşuyoruz. Umuyoruz ki geçiriyor olduğumuz bu Korona günlerinde değerinin anlaşıldığı söylenen bu kurumlara gereken önem yeniden verilir. Sektörle işbirlikleri yapılır. Devlet destekleriyle bu çocuklarımızın önleri açılır ve en önemlisi meslek lisesi mezunları tekrar bir tıp mezunu kadar değer göreceği bir yarına uyanır.

 Bugün meslek lisesinden çıkmış bir öğretmen olarak çağımızın kayıp nesli meslek liselilere selam olsun. Zamanında üniversite okuyacaksan burda ne işin var düz liseye gitseydin ya diyen müdür yardımcımız Kadriye Hanım’ı da unutmadım ona da selam olsun…


 Püsküllü belalardan uzak olmanız dileğiyle...
                                                                                      Moda Tasarım Teknolojileri Öğretmeni
                                                                                                   Esra Sevgi AYKUT

2 yorum:

  1. Ah ahh hep hayalimdi giyim sektoru tasarım ama bayan kaugoru oldum

    YanıtlaSil