Sessiz, sade.
Bir ömre bedel olmamalıydı bir ayrılık. Yıllar sürmemeliydi bazı şeyler. Yollar bazen bu kadar zor ve sensiz olmamalıydı. Nefes almak için sebep aradığımda soluna yanaşmalıydım. Kalbini hissedip sessizce kalmalıydım orada. Huzuru bulmalıydık birbirimizde. Bir nefes almak bazen bu kadar zor gelmemeliydi. Her cümlen aklımın bir köşesinde kalmamalıydı. Kulaklarım sesini duymalı ellerini tutmalıydı. Bu zorluk bu bütünleşik denklemin çözülemeyen hali bizi harap etmemeliydi. Benim ruhum senin yanında olup beni hiç bırakmamalıydı ve bazı şeyler bu kadar kalbimizi yormamalıydı. Seninle sabahlayarak ders çalıştığımız günler hiç bitmemeliydi. Her anın bedeli sensizlik olmamalıydı. Benim pembe rüyalarımda bir tek sen olmalı o rüyalar hiçbir zaman kabusa dönmemeliydi. Yıllardır uyanamadığımız o karanlık gece…
Ben hala gözleri yaşlı Beylerbeyi’ndeki o kızım. O günde kaldı kalbimin kapalı bir kapısı. Bir türbe gibi hala gidip kapısında ağladığım. Sensiz bir hayatın ne demek olmadığını daha iyi görüyorum artık. Köksüzüm. Ruhumun ait olduğu tek ruh, tek yuva, tek kalp biliyorum ruhun hep burada. Yanımda olduğunu hissettiğim her an kalbin benimle yaşayacak. Bensiz uyandığın her sabah biliyorum beni özlediğini. Seni bensizliğe mahkum ettiğim o gece aslında ben kendimi cezalandırmışım haberim yokmuş. Özür dilerim sevgilim aşkım gururuma yenildiği için. Seninle mücadeleme sensiz devam edebileceğimi sandığım için. Seninle birlikte olup başaramadığım şeyi sensiz başarabileceğimi sandığım için. Hem en güzel kahkahalarım hem de en güzel aşkım.
AKM’nin önünde gözlerine ilk kavuştuğum o gün gitmiyor gözlerimden. Koskoca metroda bile senin kokunu alınca sızlar hala burnumun direği. Bilirim o an sen de beni özlersin. Ne garip şey bu aşk. Yokuluğunu bile hasretle bekleten insana. Sen anlarsın beni. Sen hep anladın beni.
Sen gül güneş doğsun yüreğime.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder