9 Aralık 2023 Cumartesi

Hiç Yaşamamış Olanlara

 

Acaba gerçekten hiç birşey istemiyor muyuz hayattan? Sadece huzur mu olsun isteriz kalbiminizde ve de hayatımızda. Peki o zaman bunca karmaşa neden? İstedğimizi anlamak, anladığımız şeyin üstüne gitmek, gittiğimiz yerde durmak bu kadar mı zor? Yıllar önce bir kitap okumuştum birinin kendi başına yazdığı özel bir denemeydi. Garip bir deneyimdi benim için onu okumak. Sanki hiç varolmamışım gibiydi. Hayatının sonuna kadar beni hayatında isteyen bir adam neden hiç bundan bahsetmemişti mesela. Köpeği bile varken o hikayede. Ben nerdeydim? Bazı hikayeler mi böyle yoksa aslında yok muyuz? Hepimiz birer hayalden ibaret hikayenin sahneleri miyiz? Her sahnede önceki sahne unutuluyor mu peki bu oyunda? Bir insan bir insanı hiç yokmuş sayabilir mi hayatında? Her insanın ikinci bir şansı var mıdır? İkinci bir hikayesi, ikinci bir hayatı, ikinci bir aşkı olur mu mesela? Bir insan kaç kere aşık olur? Her sabah uyanıp başka yüzlere aşık olabilir miyiz? Zaman su gibi akan bir fizik kuralı aslında. Bir şeyler oluyor ama olmaya devam ederken acaba bizimle bağlantılı o yerde neler yaşanıyor. Kaç kişi bizi düşünüyor. Bizi düşünen insanlarla aynı sahnede miyiz yoksa aynı oyunun farklı odalarında mı? Bana kalırsa aynı sahnede aynı şeyleri paylaşmayan insanlardansa aynı anda birbirini düşünüp konuşan insanlar bu oyunun kahramanı değil mi? Aslında aynı sahneyi onlar hak ediyor. Kaç kişinin aklında siz varsınız şuan? Hayatın akışı içinde kaç kere kaybolup kaç kere kendimizi buluyoruz. Bir insan var gözlerinde kaybolup orda kalmak istediğim. Bazı anlar bazı anılar var hala hafızamda o kadar canlı ki. Gözlerimi kapadığımda hala yaşadığım. Yaşarken bu anı bir daha hatırlamak istediğimi bilip resmen aynen kayda geçirdiğim. Şaşkınız, yorgun ve belki belli zamanlarda çok aşık. Bir gece çok aşıkken bir sabah hissiz ve sanki bütün kitabı atıp yakmış gibi. Biliyorum orda bi yerde beni düşünen birileri var. Her an aklında her an kalbinde her an teninde beni hisseden. Seni tanıyorum çok kalbimde biliyorum. Hissediyorum. Gözlerim dalıp gittiğinde sanki senin sahnende var olmaya başlıyorum. Sanki kalbinde varolmaya devam ediyorum. Bazı hayatlar böyledir ama yokluk gibi. Aslında hep ordasındır ama hiç yoksundur. Hep olduğum kalplere….

14 Temmuz 2023 Cuma

Güzel İzmir

 

Geceye bir şarkı bıraktım bu gece yine.

Sevdam Ağlıyor. Ben bu şarkıyı o kadar çok severim ki bana tatlı hafif rüzgarlı Çeşme gecelerini hatırlatır. Öyle bir şarkıdır ki Çeşme’nin o kalabalık insan bitmeyen temmuz geceleri de bu şarkı da vardır artık insanların şehirlere göç ettiği rüzgârın sertleştiği insani üşüten bir Eylül akşamı da. A benim gözleri görmeyenim derken alırsın Sertab’ın sitemini kalbine dersin ki ne Eylül’müş. Göç etmiş, sitem etmiş. Sonra der ki ne saray ne han sevdam ağlıyor onca kalabalık bu Temmuz’da sensiz geçen her saniye. Bilmem bilir misiniz Yıldızburnu’nun güzelliğini akşamları güneş batarken o tatlı pembeliğini sonra akşam o gece denize düşmüş yakamozların parlaklığını. Bilmiyorsanız gidin. Çeşme böyledir. Alaçatı olmasa daha çekilir eminim ki. Ne kalabalıktır şimdi. Eylül’de daha güzeldir ama akşamları rüzgârla üşürken kollarınız sevgiliniz sarıldığında gelen o tatlı sıcaklık size iyi gelir. Yaralarınızı sarar. Ben de böyleyimdir işte. Ne İstanbulluyumdur ne de İzmirli ama her ekimde İstanbul’u özlerken her temmuzda da İzmir’i canım çeker. İzmir çok başka bir memlekettir mesela. Her İzmirli için dünyanın başkenti orasıdır. Oradan daha güzel bir yer yoktur hatta İzmir, dünyada cennetin ta kendisidir. Biz dünyalılar bunu pek anlamasak da bir İzmirliden dinleyin siz orayı. Aşık olmadığınız tek taşı kalmaz ya da hayran olmadığınız. Neyse ben galiba yine İzmir’i özledim. Karşıyaka’ya vapurla geçerken garip şeyler anlatan seyyar satıcıları dinlemeyi, Göztepe mi Karşıyaka mı kavgasında Karşıyakalıların aslında İzmirli olmadığını savunmayı sonra fuarda kutlanan bir 9 Eylül kutlamasında elimde biramla konser dinlemeyi kafaları bulmuşken ayıla bayıla Alsancak’ta gezmeyi…

İzmir’e dair ne çok şey varmış halbuki özlediğim yazana kadar ben de bilmiyordum. İzmiri bir İzmirlilerden bir de benden dinleyin desem yeri olmuş sanki. Boyosunu bile mi özler insan? Özlermiş demekki. Neyse birkaç gün sonra biz biraz artık kavuşalım İzmir. Biraz hasret giderelim. En son üç sene önce gelmişim ben sana daha çok gelirim diyordum her yaz İzmir’de olurum diyordum demekle olmuyormuş ya meğer.

Şimdi önce rakı koymalı sonra da bir Ege’ye dönüp lodosu içine çekmeli sonra bir Yıldızburnu gecesinde yakamozları seyrederken hayallere dalmalı…

 

 

18 Haziran 2023 Pazar

Babalar Günü

 

Bugün babalar günü…

Benim için hem çok anlamı olan hem de kalbimde çok derin bir acı bırakan bir gün. Şükür ki konu babam değil. Baba olan bir baba. Yüreğimin bir köşesinde hep babalar gününü kutladığım bir baba. Her zerresine hayran olduğum hayran oldukça sevdiğim sevdikçe güzelleştiğim güzelleştikçe daha çok sevdiğim o adam. Bir babalar gününde gardımı indirip kendimi bıraktığım o gün.

 Hayatımızın geri kalanının ilk günü sanıyorduk o günü. Meğer,  geri kalanından daha özlem dolu daha hüzün dolu kalbimizi paramparça edecek o günlerin başlangıcıymış bilemedik. Böyle olacağını bilsem yine kutlar mıydım? Koşar mıydım sana bütün benliğimle? Biliyorsun zaten cevap vermeme gerek bile yok.

Hayatımın geri kalanının ilk günü her şeyden daha mutlu olduğum gündü o gün. Yeni evimizde yeni hayatımızda yepyeni anılarımız vardı bizim. Yuvamız vardı. Her sabah her akşam her an huzurla doldurduğumuz. Yeri gelip kavgalarımızla inlettiğimiz yeri gelip kahkahalarımızdan dinlettiğimiz. Geri kalan hayatımızın ilk günü çok güzeldi. Bir gün ama bir gün bile pişmanlık duymadığım en güzel hatalarımın ilk günüydü o gün.  Şarkılar tuttum bu gece yine sol gözümde bir damla yaşımla sen aklıma geldikçe akan. Yazmak da yetmiyor bazen. Hala bilirim ki kalbime saplanan ok gibi o gözyaşlarım. Her şey değişti. Ama o babalar günü hala kalbimde.   

Kulağımda Teoman ‘ın Bana Öyle Bakma şarkısı vardı. Sonra eve geldim. Ruh gibiydim. Akşama doğruydu. Düşünmedim bile sadece dedim ki… Babalar günün kutlu olsun.

Babalar günün kutlu olsun her haline hayran olduğum baba. 

2 Nisan 2023 Pazar

Üvercinka

 

Her zaman inanmışımdır kelimelerin gücüne. Ne yaşarsak yaşayalım onu çağırdığımızı biliriz biz insan evlatları olarak. Her kelimenin altında yatan binlerce sır olduğunu bilmek ve hep ilk aklımıza gelen şeyi anlamak da bize özgüdür aslında. İnsan ne çok şey bilir ne çok susar aslında. Bunun için de şarkılar, şiirler yazar. Kitaplar, romanlar ne güçlüdür kelimeler. Tıpkı bir Cemal Süreyya şiiri gibi.

Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar

Tutsalar susturacaklar kelimeleri, susturacaklar hayalleri, susturacaklar rüyalarımızı. Dün daha birine sordum hayallerin nedir diye. Hayali yoktu. Tıpkı bir zamanlar aldığım bir cevabı hatırlattı bana. “Ben hayal kurmam “ demişti. Bense hayal deyince rengârenk balonlar görüyorum. Bir bahçede oturmuşum rengarenk çiçekler ve dostlarım, ailem sevdiklerim orada. Bir masadayız. Çin fenerleri ağaçların dallarında ağaçların meyveleriyle birlikte salınıyor. Masanın bir başından bir başına güzel sohbetler, kahkahalar yayılıyor. Herkese kendi ellerimle yaptığım yemekleri sunuyorum. Yemek konusunda kabul edelim çok başarılı sayılmam ama olsun. Ayıp olmasın diye de olsa beğeniyorlar. Kelimeler diyorum orada ben bugünü hep hayal ettim. Bembeyaz bir elbise ve yaz rüzgârlarıyla hafifleyen yüklerimiz. Sevgi var orda başlı başına sevgi yüklü bir gece yaşıyoruz. Aşklar haber veriliyor, yeni bebek haberleri alıyoruz evlilikleri, nişanları kutluyoruz en önemlisi de ne biliyor musun yaşamayı kutluyoruz. Öyle keyifli yani her şey orda kimse üzgün değil. Mutluluk her zaman mükemmel bir seçenek olarak bizi bekliyor. Görmesini bilen gözlerle bakmak gerek.

 Hayal kurun. Yazın. Konuşun. Hayat hiç üzmesin o küçük kalplerimizi. Bugün gördüğüm bir şey beni o kadar güzel etkiledi ki. Yeni evlenen bir arkadaşım eşinin doğum gününü onun 4 yaşındaki bir fotoğrafıyla kutlamış. Böyle insanlar olsun herkesin hayatında. Sevmeyi bilen. Korkmadan dile getiren ve size çiçek açtıran. Hiçbir çiçek iklimi olmayan yerde büyümez. Hiçbir iklim zorla bir çiçeği açtıramaz. Sevgi insanın iklimidir. Söylenen her söz yağmuru ve suyudur ruhun. Şarkılar, şiirler o yüzden her yüzyılda kıymetlidir. Ruhu doymayan hiçbir beden ışık saçmaz etrafına. Karanlıklar içinde kaybolur. İlgisiz kalmış her şey ölmeye yüz tutar ve her zaman en çok ilgilenen kazanır.

  Kendinizle ilgilenin, sevin, büyütün ve sarılın. İlk aşkınızı düşünün mesela. Heyecanlarınızı, karnınızda açan kelebekleri ve sevgiye aşka doyduğunuz o günleri. Hayatın bu kadar kısalığında yanınızdaki insana sevgiyle bakın. Öfkeyle değil. Sizi kıranları ise çıkarın ordan. Kalmak isteyen zaten kalır.

 Her seçim kendi doğrularını doğurur. Yaşamayı unutmayın. Güzel sofralarda oturun. Hayaller kurun. Gerçek olduğunu göreceksiniz.

Sevgi’yle kalın.