16 Nisan 2025 Çarşamba

Kabulleniş

 

Yazmak iyi gelir dedim ve yine düştüm bu batağa.

Dün benim doğum günümdü. Masamda çiçeklerim, elim yüreğimde, huzur kalbimde bakıyorum şuan ekrana. Hani vardır ya kendinin ve ruhunun en iyi olduğu hali galiba artık o halimdeyim. Olunca nasıl anlaşılır bilmiyorum ama garip bir kabullenişlik var yüreğimde. Her şeyi ve herkesi olduğu gibi. Yalan değil kolay olmadı buraya yürümek. Çıkan yangınları bile söndürmüyorum artık. Herkes kendi yangınını söndürsün banane diyorum bazen. İnsan ağır gelirmiş yeri gelir başkasına. Gözardı ettiğimiz her şey bizi bir gün karşılar yolun sonunda. Sadece selam verip gidiyorum. Öyleli bir umursamazlık. Hayatın hazmetme gücü varmış. Her şey yeri gelince kaybolurmuş. Kendini yıkar, koparırlarmış o kıyametleri, bakıp gülmek lazımmış. Gülüyorum. İşte böylemiş hayatın aslında kolaylığı. Zor yoldan öğrenmek diye bişey yokmuş aslında. Zor yolu seçmekte inat eden insanlar varmış. Hayat iki cümle kadar basit iletişim kuruldukça güzelleşen bir şeymiş. Konuşmayı öğrenmek aslında 2 yaşında edinilen bir yetenek değil yetişkinlikte öğrenilen bir beceriymiş. Kurduğun her cümle seni yansıtırmış aslında. Kalbine yorgunluk veren de aynıymış aydınlatan da. Yeter ki söylenmesini bilmek önemliymiş.

  Her şey emek istermiş. Her ilişki zor her ilişki biricikmiş. Dile getirdiğinin doğruluğu karşındakinin anlamak istemesiyle doğru orantılı olarak değişirmiş. Anladığını sandığı şeyleri bile düzeltmemeye uğraştığımız bir zaman işte. Koyduk gitti kadehlerimizi içip bakıyoruz bu aralar sadece. Kendime doğum günü hediyemse bu sene yeni bir şehir, yeni bir ev ve yeni bir okul olacak. Bir kuş gibi rahat olmalı bazen uçmak için düşmeyi göze almalı bazen. Kronik ne varsa kopartmak lazım. İşte kabulleniş halinin en güzeli de burada. Hayat herkesi her şeye hazırlar. Kendi kıyametleriniz sadece sizi ilgilendirir. Beni değil J