Lena Del Rey-Video Games.
İstanbul’da karanlık bir sonbaharıma eşlik etmiş mükemmel bir şarkı. Gri, mavi, beton olan bir zaman dilimiydi. Gariptir çok özlediğim. O zamanlardan bu günleri görebilme yetim olsa ne derdim acaba kendime? Himym Ted’in bir sahnesinde Ted bir kadını beğenip flört etmek istemediğinde küçük Ted gelir ve kızardı. Acaba aynısını yapar mıydım ya da yapmaz başımı omzuna koyar beni teselli eder miydi?
Çok duygusaldım ben herkesin derdiyle dertlenen gücü bi kendine yetmeyen kızcağızdım. Büyüdüm değiştim mi? Sanmam. Hala biraz biraz aynı ama artık kendini hayatının merkezine koyan bi kadın olmaya çalışıyorum. Değişiyorum. Eskiden saf sevginin gücüne inanırken insanların saf kötülükle yoğrulduğunu düşünüyorum. Bugün akıl verirken sınırını bilemeden dozunu ve haddini bilmeyen her insandan uzaklaşıyorum.
Geçmişle hesabı bitmez insanın. Eski şarkılar ne güzel. Aklımdaki fotoğraf makinemle çektiğim her güzel anı gözümün önüne geliyor da mutlu oluyorum. Tek keşkem az biraz daha kontrolsüz olabilseydim. Mesele okulu bi sene dondurabilmek, kimseyi düşünmeden sırtımı dönüp gidebilmek yoluma taş koyan kim varsa alıp o taşı kafasına atmak isterdim. Artık yapıyor muyum, peki? Belki.